Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/19003 E. 2010/20746 K. 23.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/19003
KARAR NO : 2010/20746
KARAR TARİHİ : 23.06.2010

Kasten yaralama suçundan sanıklar …, … ve …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı 120 gün adlî para, 29. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak 90 gün adlî para, 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 75 gün adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 52/2. maddesi gereğince ayrı ayrı 1.500,00 yeni Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine, diğer sanık …’in aynı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca 120 gün adlî para, 35/2. maddesi gereğince 3/4 oranında indirim yapılarak 30 gün adlî para, 86/3-a. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 45 gün adlî para, 29. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılarak 33 gün adlî para, 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 27 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 52/2. maddesi gereğince 540,00 yeni Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine dair Çine Sulh Ceza Mahkemesinin 06/07/2006 tarihli ve 2006/61-323 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen gün ve sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının gün ve sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hüküm tarihinden sonra 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi 1 ve 14. fıkraları karşısında, anılan Kanun’un geçici 1. madde 2. fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98. maddesi uyarınca sanıklar …, … ve …’nun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin kanun yararına bozma incelemesi sonrasında mahallinde yerine getirilebileceği düşünülerek yapılan incelemede;
1-Kayden 01/10/1990 doğumlu olup, suçun işlendiği 05/11/2005 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık …’in üzerine atılı kasten yaralama suçunun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24, diğer sanıklar yönünden de 5237 sayılı Kanun’un 73. maddelerine göre uzlaşma hükümlerine bağlı bulunması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “uzlaşma” başlıklı 253. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında,
2-Sanıklar hakkında sonuç olarak ayrı ayrı 1.500,00 ve 540,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmaları şeklinde hüküm kurulmuş ise de; kararın gerekçe ve hüküm kısmında asgari hadden uzaklaşıldığına ilişkin bir ibarenin bulunmaması karşısında, suçun işlendiği 05/11/2005 tarihi itibarıyla 5560 sayılı Kanun’un henüz yürürlüğe girmediği cihetle, para cezasının seçimi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddesi uyarınca beş gün adlî para cezası üzerinden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesinde,
3-Suç tarihinde yaşı küçük olan sanık … hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamasında,
4-Sanık … hakkında üzerine kasten yaralama suçundan dolayı belirlenen 120 gün adlî para cezasından 5237 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre yapılacak indirimin 86/3-a. maddesinden sonra yapılması gerektiğinin gözetilmesinde,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilip verilemeyeceğinin tartışılmamasında, sabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-2 no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerde, temel cezalar belirlenirken, alt sınırdan uygulama yapıldığına ilişkin bir ifadeye yer verilmeyip, “suç işleme şekli, amaç ve saikleri, suçu işledikleri yer ve zaman” şeklinde gerekçe gösterilmesi ve takdire dayanıldığının da vurgulanması karşısında, mahkemece belirlenen cezanın, uygulama maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden, Çine Sulh Ceza Mahkemesinin 06.07.2006 gün ve 2006/61-323 sayılı kararına yönelik 2 no’lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2-1,3,4 ve 5 no’lu kanun yararına bozma istemlerine gelince;
1,3,4 ve 5 no’lu kanun yararına bozma istemleri yerinde görüldüğünden, (ÇİNE) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 06.07.2006 gün ve 2006/61-323 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 23.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.