Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/22456 E. 2012/9908 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/22456
KARAR NO : 2012/9908
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

Tebliğname No : 2 – 2008/247628
MAHKEMESİ : Sinop Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/07/2008
NUMARASI : 2006/258 (E) ve 2008/270 (K)
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihinde sanık adına kayıtlı bulunan cep telefonundan, yakınanın dört kez arandığının HTS raporu ile belirlenmiş bulunması karşısında, sanığın telefon hattını kaybettiğine ilişkin savunması doğrultusunda gerekli başvuruları yapıp yapmadığı ve telefonun başkası tarafından kullanılması halinde bunun tespitinin olanaklı bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
A)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda yakınanın tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararının da olmadığı, adli sicil kaydına konu hükümlülüğünün silinme koşullarının oluştuğu anlaşılan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b).bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyeti bulunduğu” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
B)5237 Sayılı TCK’nın 73.maddesinin 4.fıkrasında, kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda, suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesinin davayı düşüreceği düzenlenmiş, yargılama sonunda suçun sabit olmaması halinde beraat kararı verilmesi olanağının sağlanması için aynı maddenin 6.fıkrasında vazgeçmenin, onu kabul etmeyen sanığı etkilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul etmemesi durumunda, yargılamaya devam edilerek, suçun sabit olmaması halinde beraatine, suçun sabit olduğunun anlaşılması halinde ise, bu husus kararda açıklanarak, kovuşturmanın şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.