YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/26200
KARAR NO : 2012/14774
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Tehdit, Konut Dokunulmazlığının İhlali,
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteminde, sanığın hukuki yararı bulunmadığından, sanık müdafiinin süre tutum dilekçesi ile yaptığı temyiz isteğinin, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
III- Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanın aşamalardaki istikrarlı ve oluşa uygun beyanı, tanık anlatımları, yakalama tutanağı, 20.01.2007 tarihli görgü ve tespit tutanaklarının içeriklerine göre; sanıkların katılanın rızasına aykırı olarak önce evin bahçesine girip ellerinde bulunan bira şişelerini kırdıkları, ardından konutunun kapısını ve mutfak penceresi önündeki demirleri zorlayıp eve girmeye çalıştıkları, evin pencerelerini kırdıkları, katılanın ihbar etmesiyle olay yerine polis memurlarının geldikleri, sanık …’in kaçtığı, diğer sanık …’in ise katılanın kapısının önünde beklediği sırada yakalandığı, tehdit ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararları verilirken tanık anlatımlarına itibar edildiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların atılı konut dokunulmazlığını bozma suçunu işledikleri gözetilmeden, mahkemece “sanık savunmaları, dinlenen tanıklar, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından bu konuda sanıkların eve zorla girmeye çalıştıkları yönünde müşteki ve müştekinin yakın arkadaşları dışında delil bulunmadığı, müşteki ve kızıyla diğer arkadaşlarının anlatımı incelendiğinde eve girmeye teşebbüs yönündeki beyanları samimi bulunmamıştır.” biçimindeki yetersiz ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA,
IV-Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın nüfus kaydının okunduğu duruşma tutanağına yazılmış ise de dosyada sanığın nüfus kaydının bulunmadığı, adli sicil kaydının ise imzasız olduğu anlaşılmakla, merciinden getirtilip incelenmeden hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 209/1.maddesine aykırı davranılması,
2-Sanığın duruşmadaki iyi hali ile geçmişteki haline göre cezasından 1/6 oranında indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6.maddesine aykırı davranılması,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre katılanın herhangi bir tazminat talebi olmadığı gibi tehdit suçundan doğan maddi bir zararının da belirlenemediği, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanık …’nun, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, “zararın karşılanmadığı” gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.