YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/32671
KARAR NO : 2010/31644
KARAR TARİHİ : 24.11.2010
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/2,50/1-a,52/2,62/1.maddeleri gereğince 500 yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Sürmene Sulh Ceza Mahkemesinin 23.01.2008 tarihli ve 2006/133 esas,2008/6 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22.09.2010 gün ve 2010/10874-57417 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2010 gün ve 2010/248419 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın 20/09/2003 tarihinde kullandığı aracı ile tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu karşı yönden gelen araca çarpmak suretiyle hayati tehlike geçirmeyecek ve 15 gün süreyle mutad iştigaline engel olacak şekilde bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek şeklindeki eyleminin, suç tarihi itibariyle 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 459/1.maddesi kapsamında kaldığı bu maddenin öngördüğü ceza itibarıyla sanığın lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İddianame anlatımından, sanık hakkında 20.09.2003 tarihli eyleminden dolayı tehlikeli vasıta kullanma suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması ve taksirle yaralama suçundan açılmış bir dava bulunmaması karşısında, sevk maddesi olarak 5237 sayılı TCK.’nın 179/2. maddesi gösterilmiş ise de, açıklanan eylemin, 765 sayılı TCK.’daki karşılığının, yasanın 565.maddesinde düzenlenen tehlikeli vasıta kullanma suçu olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK.’nın 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9.maddeleri dikkate alınarak, atılı tehlikeli vasıta kullanma suçu yönünden, 765 sayılı Yasanın 102/6.maddesi uyarınca öngörülen 6 aylık zamanaşımının suç ile iddianamenin düzenlendiği tarihler arasında gerçekleştiği gözetilmeden hükümlülük kararı verildiği belirlenmiş olup, bu yönden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 24.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.