YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/38088
KARAR NO : 2012/43450
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, Mala zarar verme, Konut dokunulmazlığını ihal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
16.07.2007 tarihli olay yeri inceleme ve tespit tutanağına göre, sanığın, katılanların daire kapısına hasar verdiği ve maddi hasarın 150,00 TL olduğu zarar miktarı belli olduğu halde sanığın yargılama aşamasında ödeme iradesi ortaya koymadığı ve bu itibarla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu suça ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında kasten yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları ile sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) 5237 sayılı TCK. nun 116/4. maddesinde öngörülen cebir suretiyle konut dokunulmazlığını bozmak suçunun oluşabilmesi için, sanık tarafından kişilere karşı yöneltilen şiddet eylemi ile konut dokunulmazlığının bozulması arasında nedensellik bağının bulunması, şiddetin konut dokunulmazlığını bozmak amacına yönelmiş olması ve bu amacın gerçekleşmesi için araç olarak kullanılması gerektiği, katılanların, sabah 07.30 sıralarında sanıklardan …’in daire kapısını kırarak, her iki sanığın içeri girdiklerini ve sanık …’in kendilerine vurduğunu belirtmeleri karşısında, sanıkların gündüzleyin rızası dışında katılanların evine girerek kasten yaralamaları şeklindeki eylemlerinin sadece katılanlara şiddet kullanımı amacına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 116/1. maddesinde düzenlenen gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçundan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde aynı Kanunun 116/4. maddesi ile hüküm kurulması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı gözetilmeden, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun işlenmesiyle doğmuş maddi bir zarar da bulunmadığı halde, 5271 sayılı CMK.nun 231/6-c maddesinde aranan hukuki şart bu suçun niteliği gereği bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar … ve … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ve sanık … açısından kasten yaralama suçundan, katılanların bir tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan bir zararlarının da belirlenemediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin olan erteleme hükmünden önce değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıklar katılanın zararını karşılamadıklarından ve katılanın şikayeti devam ettiğinden” şeklindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231/5.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.