YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/39203
KARAR NO : 2011/639
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit,hakaret
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında hakaret suçundan beraat, sanık … hakkında tehdit suçundan beraat, hakaret suçundan mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)-Sanık … hakkında 23.06.2004 tarih, 2003/1720 esas, 2004/1003 karar sayılı karar ile hakaret suçundan kurulan hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden; sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyizi üzerine Yargıtay’a gönderilen dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığınca 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/2. maddesi uyarınca duruşma yapılıp yeni bir karar verilmek üzere mahkemesine iade edilmesini takiben sanık … hakkında yeniden hüküm kurulması gerekmediği halde, 10.05.2006 tarihli kararda anılan sanık hakkında kurulan hükmün hukuken bir geçerliliği olmadığından katılan vekilinin bu sanık hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik konusu bulunmayan temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2)-Sanık … hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
A)- Sanığa atılı katılanı “kapıyı açmazsan, burada cinayet çıkacak” şeklinde tehdit etmekten ibaret eyleminin 765 sayılı TCK.nun 188/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi, bu suç ile davaya bakmanın ve delilleri değerlendirmenin Asliye Ceza Mahkemesinin görevi dahilinde olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden davaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
B)-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 129/3.maddesinde; hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde olayın mahiyetine göre verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi “ceza verilmesinden de vazgeçilebileceği“ düzenlemesi karşısında, hükmün sonuçları itibariyle 5237 sayılı TCK.’nun 129/3. maddesinin 765 sayılı TCK.nun 485/2. maddesinden daha lehe bir düzenleme olduğu gözetilmeden yazılı şekilde ıskat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.