YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/40123
KARAR NO : 2012/43243
KARAR TARİHİ : 09.10.2012
Tebliğname No : 2 – 2010/283710
MAHKEMESİ : İzmir 7. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/03/2008
NUMARASI : 2007/459 (E) ve 2008/349 (K)
SUÇ : Kasten yaralama, hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında, mağdur S.. Ç..’na yönelik hakaret ve yaralama suçlarından verilen hükümlerin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Medeni Kanunun 16. maddesi ve 15.4.1942 gün ve 14/9 sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme kararına göre, mümeyyiz küçükler kanuni mümessillerinin rızası olsun olmasın doğrudan doğruya şahıslarına karşı işlenmiş suçlardan dolayı şikâyet ve şikayeten vazgeçme haklarına sahip bulundukları ve 15 yaşını bitirmeyen küçüklerin şikâyetlerinden vazgeçmelerinin geçerli sayılmasının ancak mümeyyiz olduklarının raporla saptanmasına bağlı olduğu gözetilerek, dosyada mevcut nüfus kaydı bilgilerine göre 23.01.1995 doğumlu olan ve hakaret suçundan dolayı şikayetçi olmadığını beyan ettiği 12.06.2007 tarihinde 15 yaşını bitirmediği anlaşılan mağdurun mümeyyiz olup olmadığının doktor raporuyla tespit ettirilmesi, mümeyyiz olmadığı saptandığı takdirde şikâyetten vazgeçmesi geçerli sayılamayacağı halde düşme kararı verilmesi, mümeyyiz olduğu saptandığı takdirde şikâyetten vazgeçmesinin geçerli sayılacağı gözetilip yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle sanık hakkında hakaret suçundan mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi gerekçesiyle düşme kararı verilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11–250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı yaralama suçundan doğan herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı ve adli sicil kaydındaki sabıkalarının da silinme koşulları oluştuğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “mağdurun şikâyetçi oluşu zararı karşılanmadığı sanığın da geçmişte başka kasıtlı suçlardan mahkûmiyetinin bulunduğu anlaşıldığından…” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-5271 sayılı CMK.nun 234/2 maddesi uyarınca katılan S.. S.. için görevlendirilen zorunlu vekil duruşmada bulundurulmadan katılanın beyanının alındığı ve katılanın yaralama suçundan dolayı şikayetçi olduğunu ve hakaret suçundan şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği halde vekil atandıktan sonra katılanının beyanının ve şikayetinin vekil huzurunda yeniden tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.