Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/6199 E. 2010/8268 K. 17.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/6199
KARAR NO : 2010/8268
KARAR TARİHİ : 17.03.2010

Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık …’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/ilk, 522, 59, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 660 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ÜMRANİYE 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2009 tarihli ve 2008/187 esas, 2009/363 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.01.2010 gün ve 2009/540-3785 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2010 gün ve 2010/30985 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Suç tarihinin 10/02/2005 olduğu somut olayda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde,
2-Kısa süreli hapis cezasının paraya çevrilmesinde günlük miktarın suç tarihi itibarıyla 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddesi uyarınca 12 yeni Türk lirası olduğunun gözetilmemesinde ve 1 ay 20 gün hapis cezasının günlüğü 11 yeni Türk lirasından çevrildiğinde de 550,00 yeni Türk lirası adlî para cezasına hükmolunması gerekirken yazılı şekilde fazla para cezasına karar verilmesinde;
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Yasanın 34/2. maddesinde; “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.”, 232/6. maddesinde; “Hüküm fıkrasında, kanun yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.” şeklinde emredici düzenlemeler bulunmaktadır. Gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve
kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin belirtilmesi zorunludur.
5271 sayılı yasanın 40. maddesinin 1. fıkrasında, kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin, eski hale getirme isteminde bulunabileceği, 2. fıkrasında ise, yasa yoluna başvuru hakkının kendisine bildirilmemesi halinde, kişinin kusursuz sayılacağı hususlarının düzenlenmesi karşısında, yasa yolu, mercii , süre ve şekilden birinin veya birkaçının hiç gösterilmemesi veya yanlış gösterilmesi halinde, 5271 sayılı Yasanın 40. maddesindeki düzenleme uyarınca eski hale getirme nedeninin varlığı kabul edilmelidir.
Ümraniye 2.Asliye Ceza Mahkemesinin incelemeye konu 03.03.2009 tarihli kararında, sanığın yokluğunda verilen hükmün yasa yolu mercii ve süresi belirtilmiş, temyiz yasa yoluna tabi olduğu ve başvuru şekli gösterilmemiştir. Sanığın yasa yolu ve başvuru şekli konusunda bilgilendirilmesi ve yasa yoluna başvurması durumunda hukuksal sürecin tamamlanması gerekmektedir.
5271 Sayılı CMK’nun 309. maddesinde düzenlenen yasa yararına bozma kurumu, kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına bozulması olanaksızdır. Yasa yolu mercii, süresi ve başvuru şeklinden birinin hükümde gösterilmemesi halinde hükmün kesinleştiğinden sözedilemez.
Bu itibarla, sanığa başvuracağı yasa yolu ve başvuru şekli usulüne uygun şekilde açıklanarak gerekçeli karar yeniden tebliğ edilip, kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmesi sağlandıktan sonra kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün bulunmakla, Ümraniye 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.03.2009 gün ve 2008/187, 2009/363 sayılı kesinleşmemiş karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 17.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.