Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2010/6859 E. 2010/7347 K. 10.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/6859
KARAR NO : 2010/7347
KARAR TARİHİ : 10.03.2010

Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık …’in, 5237 sayılı TCK.nun 179/2, 62, 50/1-a, 52/2.maddeleri uyarınca 500.00 yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ADANA 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 25.04.2008 tarihli ve 2006/492 esas, 2008/408 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 15.02.2010 gün ve 2010/1468-9227 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2010 gün ve 2010/36668 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın, aynı dosyada yargılandığı diğer suç olan taksirle yaralama suçundan mahkum olduğu cezanın temyiz edilmesi sebebiyle dosya aslının Yargıtay’a gönderildiği gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK.nun 179.maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kasıtlı işlenen suçlardan olması, bu suçun oluşabilmesi için aracın kasıtlı olarak kişilerin hayat, sağlık ve mal varlığı açısından tehlike yaratacak bir şekilde sevk ve idare edilmesinin gerekmesi, sanığın hız sınırlamasının üzerinde araç kullanmasının yaptırımın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Hız Sınırlarına Uyma” başlıklı 51.maddesinde idari para cezası olarak düzenlenmesi karşısında, sanığın atılı suçtan beraati yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmolunan cezanın miktar ve nev’i itibariyle, kanun yararına bozma istemine konu 25.04.2008 tarihli, sanığın yokluğunda verilen hüküm kesin ise de, sanığa tebliğ edildiğine ilişkin tebligat evrakına dosyada rastlanılmaması karşısında, usulen kesinleşmediği belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, gerekçeli karar sanığa tebliğ edildikten ve kesinleştikten sonra, tebliğ edilmiş ise tebliğ evrakı eklenerek, yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 10.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.