Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/12719 E. 2011/8349 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12719
KARAR NO : 2011/8349
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142/1-f, 168/1, 62/1.maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan kendisini vekille temsil ettirmiş ise de vekilinin duruşmalara iştirak etmediği anlaşıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 175,00 Türk lirası dilekçe yazım ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin 27/07/2010 tarihli ve 2010/314 esas, 2010/779 sayılı kararına yönelik katılan idare vekili tarafından yapılan itirazın kabulüne, Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararının 4 nolu bendinin “katılan taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.000,00 Türk lirası vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine” şeklinde düzeltilmesine ilişkin (EDİRNE) 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 24/09/2010 tarihli ve 2010/941 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 23/02/2011 gün ve 2011/1960/10717 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/04/2011 gün ve 2011/118302 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mercii (EDİRNE) 1.Ağır Ceza Mahkemesince sadece, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden sınırlı olarak inceleme yapılması ve şartların varlığı halinde itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, esastan inceleme yapılarak yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında Keşan Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 27.07.2010 tarih 2010/314, 2010/779 sayılı kararı ile elektrik hırsızlığı suçundan, 5271 sayılı CMK.’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, katılan vekilinin, vekalet ücretine hükmolunmamasına yönelik itirazı üzerine, (EDİRNE) 1.Ağır Ceza Mahkemesince, itirazın kabulü ile hükmün 4 no’lu bendinin, “Katılan taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avakatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1,000TL.vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5.fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, aynı maddenin 12.fıkrası uyarınca itiraza tabi bulunan bu karar yönünden, itiraz merciince ancak 5271 sayılı yasanın 231. maddesindeki koşulların bulunup bulunmadığına ilişkin sınırlı bir değerlendirme yapılabilecek, anılan maddenin 5. fıkrası uyarınca henüz varlık kazanmamış olan hükmün denetlenmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/4-13 Esas, 2009/12 sayılı kararında da belirtildiği üzere, anılan yasanın 231 ve 271. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olacaktır. Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabilecektir. Bu itibarla; açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra ancak temyiz incelemesine konu olabilmesi, temyiz yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu taktirde yasa yararına bozma yasa yolu ile incelenebilecek olması ve ancak bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenebilecek olması karşısında, açıklanmayan ve hukuken varlık kazanmamış bulunan hükmün, içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, itiraz yolu ile incelenmesi olanağı bulunmadığından, katılan vekilinin, hükmün içeriğine yönelik itirazının kabulüne karar verilerek, hükümde avukatlık ücreti ile ilgili düzeltme yapılması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle,(EDİRNE)1.Ağır Ceza Mahkemesinden verilip keşinleşen, 24.09.2010 gün ve 2010/941 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 20.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.