YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15969
KARAR NO : 2012/48174
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/205719
MAHKEMESİ : Elmalı Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2009
NUMARASI : 2008/113 (E) ve 2009/71 (K)
SUÇ : Hakaret, Kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin 3.fıkrasında “tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı” ve aynı Kanun’un 50.maddesinin 2.fıkrasında ise, “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında mükerrir olması nedeniyle uygulanan maddede seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan hakimin tercih hakkı bulunmadığından zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmiş olması karşısında, bu cezanın, koşulların bulunması durumunda aynı Kanun’un 50/1.maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine yasal bir engel bulunmamaktadır. Ancak; 5237 sayılı TCK’nın 50/2. maddesine göre, uygulanan maddede hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi ve zorunluluk olmaksızın hapis cezasının mahkemece tercih edilmesi halinde bu durumda artık hapis cezası adli para cezasına çevrilemeyecektir.
Açıklanan nedenlerle, somut olayda hakaret ve kasten yaralama suçlarında seçenekli cezalardan kısa süreli hapis cezalarına tekerrür nedeniyle zorunlu olarak hükmedildiğinden, bu cezaların yasada aranan diğer koşullar bulunduğunda adli para cezası ya da önlemlerden birine çevrilmesine yasal bir engel bulunmadığı halde, yasal engel bulunduğu belirtilerek bu durum değerlendirilmeden, hakaret ve kasten yaralama suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının, adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi
2-Sanığın “mağdur küfür ederek üzerime yürüdüğü için kendimi savunmak maksadıyla ellerimle onu ittirmiştim” biçimindeki savunması ile tanık Y.’in “mağdur A. dayak yedikten sonra ve sanık L. tarafından hakarete uğratılması yüzünden Ali de ona karşılık hakarette bulundu” şeklindeki anlatımları karşısında, sanık hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarıyla ilgili olarak 5237 Sayılı TCK’nın 29 ve 129.maddelerindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.