Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/18182 E. 2012/47820 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18182
KARAR NO : 2012/47820
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozmak, Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını bozmak ve sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Konut dokunulmlazlığını ihlal suçunun birden fazla sanık tarafından işlenmesi halinde 5237 sayılı TCY’nın 119/1-c madde-fıkrası uyarınca belirlenen cezanın artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Sanık …’ün kasten yaralama suçunda kullandığı ve ele geçirilemeyen sopanın biçimi ve özellikleri katılan, sanıklar ve tanıklardan sorulup, katılana ait adli raporda gösterilen yaralanmasının meydana geliş biçimi ve ölçütleri ile vücutta meydana getirdiği tahribatın ağırlığı itibariyle bu sopanın silah sayılmasına elverişli özellikler taşıyıp taşımadığı dolayısı ile 5237 sayılı TCK.nun 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde açıklanan saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış veya saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli eşya olup olmadığı hususları irdelenip kesin olarak belirlenmeden eksik kovuşturma ile sopa silahtan sayılarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılması,
b-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, atılı suçlardan konut dokunulmazlığını bozmak suçunun da zarar doğmasına elverişli suçlardan olmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendi uyarınca, sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekları hususunda oluşacak
kanaate göre haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; katılanın zararını gidermemiş olması şeklinde yasal olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.