YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23445
KARAR NO : 2013/2749
KARAR TARİHİ : 13.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Kasten yaralama suçundan temyiz isteminin reddi, konut dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Kasten yaralama suçundan verilen temyizin reddine ilişkin karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından temyiz isteminin reddine dair 15.07.2009 gün ve 2007/1618 sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmemekle, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın istem gibi ONANMASINA,
2)Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesine gelince:
Tanıklar Nuran ve Mehmet Yaşar’ın sanığın katılanların evine girdiğine dair anlatımları karşısında, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğuna ilişkin olarak mahkemenin dosya içeriğine uygun düşen kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanığa ait adli sicil kaydı getirtilmeden karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığa ait nüfus kaydı getirtilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi ,
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, sanığa yüklenen konut dokunulmazlığını ihlal suçunun zarar oluşumuna elverişli bulunmadığı nazara alınarak sanığa ait adli sicil kaydı getirtilip, 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “katılanın manevi zararını tam olarak gidermemiş olması” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.