Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/2457 E. 2012/44150 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2457
KARAR NO : 2012/44150
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I) Sanığın hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin aynı kanunun 315/2 maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanığın kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenini soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen kasten yaralama suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engen bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyin işleyemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, ” sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkemede tam bir kanaatin oluşmadığı” biçimindeki yasal dayanakları gösterilmeyen yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2-Hükmolunan adli para cezalarının içtima edileceğine ilişkin, 5237 sayılı TCK’da hüküm bulunmadığı gibi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesinde belirtilen cezaların toplanmasına ilişkin hükmün ise infaz aşamasındaki kesinleşmiş hürriyeti bağlayıcı cezalara yönelik olduğu gözetilmeden sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından hükmolunan adli para cezaların toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.