YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2532
KARAR NO : 2012/47901
KARAR TARİHİ : 10.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, konut dokunulmazlığını bozma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’ın temyiz isteminin sadece kendisi hakkında verilen karara yönelik olduğu ve sanık … hakkında verilen karara yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında hakaret suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve kasten yaralama suçundan verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Taraflar arasında komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan önceye dayalı husumet bulunduğu gibi olayın başlangıç anını gören tanığın olmaması ve sanık …’in “sanık …’in hakaret ettiğini” sanık …’in ise “sanık …’in hakaret ettiğini” iddia etmeleri karşısında sanık … hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükmün esasını oluşturan kısa kararda konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliği ve suçun işlenmesindeki özellikler gözetilerek adli para cezasına çevrildiği kabul edilmesine karşın gerekçeli kararda, bu gerekçenin, “hazır kalıp kararlardan kopyalarken sehven gözden kaçtığı ve doğrusunun sanığın pişmanlığı ve kişiliği hakkında olumlu bir kanaat edinilmediğinden paraya çevrilme gerekçesinin sadece suçun işlenmesindeki özellikler olarak düzeltildiği” yazılmak suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması,
3-5271 sayılı CYY’nın 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a)Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b)Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c)Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın,aynen iade,suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir.
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunmadığı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın mahkemece basit bir araştırma ile belirlenebilecek olan ölçülebilir, maddi zarar olduğu ve manevi zararı kapsamadığı, dosya içeriğine göre sanığa yükletilen konut dokunulmazlığını bozma ve kasten yaralama suçlarından dolayı müşteki sanık …’in maddi nitelikte bir zararının söz konusu olmadığı ve hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “sanığın diğer sanık … ile anlaşmadığı ya da onun maddi ya da manevi zararını gidermeyi kabul etmediği gibi pişmanlığı da görülmediğinden” biçimindeki gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığının açıklanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.