YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26542
KARAR NO : 2013/6304
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- O Yer C.Savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
30.11.2007 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK’nun 310/3. maddesinde öngörülen bir aylık süre geçtikten sonra 31.12.2007 tarihinde temyiz eden O Yer C.Savcısının temyiz isteminin aynı kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın, kendisine yanlış ilaç yazıldığını düşündüğü yakınana yönelik olarak söylediği kabul edilen “ Allah belanızı versin” sözünün beddua niteliğinde olup hakaret olarak nitelendirilemeyeceği gözetilmeden unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a)Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
b)Sanığın sabıkasına esas ilamları getirtilip silinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c)Sanık hakkında hakaret suçundan belirlenen cezadan tahrik nedeniyle indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
d) Katılma kararının verildiği duruşmada hazır olan sanığa 5271 sayılı CMK’ nun 238/3 maddesine aykırı olarak görüşü sorulmadan yakınanın davaya katılma isteminin kabulüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.