YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/2697
KARAR NO : 2012/48660
KARAR TARİHİ : 19.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Katılan sanık …’nın kendisi hakkında hakaret suçundan; katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1. maddesi gereğince karar tarihinde 2.000,00 liraya kadar olan hükümlerin temyizi mümkün olmadığından … hakkında hakaret suçundan verilen 1.740,00 TL; … hakkında kasten yaralama suçundan verilen 1.500,00 TL adli para cezalarına yönelik temyiz istemlerinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
II – Üst C.Savcısının, katılan sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin suç niteliğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelenmede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Kemaliye ARAS EDAŞ İşletme Şefliği’nde elektrik teknisyeni olarak çalışan katılan sanık …’un, 5237 sayılı TCK.nun 6. maddesine göre kamu görevlisi olduğu ve adı geçene karşı işlenen hakaret suçunda temel cezanın aynı kanunun 125/3-a maddesi uygulanmak suretiyle belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılan sanık …’un tazminat istemi bulunmadığı gibi dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen hakaret suçundan … ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararının bulunmadığı; kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan katılan sanık … hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6’ncı fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “Dava konusu olayda sanıkların birbirinin maddi ve manevi zararını gidermediği anlaşıldığından sanıklar hakkında şartları oluşmadığından” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.