Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/32412 E. 2013/20711 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/32412
KARAR NO : 2013/20711
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine, ikrarlı savunmaya, katılanın anlatımlarına, mala zarar vermek suçundan zararı belgeleyen soruşturma aşamasında kolluk birimlerince düzenlenen 03.01.2009 günlü … ve tespit tutanağı içeriğine göre sanığın mala zarar vermek eylemi nedeniyle katılanın açıkça maddi zarar gördüğünün anlaşılması, sanığın 31.03.2009 günlü oturumda “yakınanın talep etmesi durumunda, zararını karşılayamayacağını” açıkça ifade etmesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6. maddesinin (c) bendinde yazılı “suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında mala zarar vermek suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçe dosya içeriğine ve oluşa uygun, yeterli kabul edilmiş, tebliğnamedeki bu suça yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Konut dokunulmazlığını bozmak, tehdit ve kasten yaralamak suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen

giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı nazara alınarak ; konut dokunulmazlığını bozmak ve tehdit suçlarının zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilmeden, adli sicil kaydına göre suç tarihi itibari ile engel hükümlülüğü bulunmayan sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat” ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “ sanığın katılanın uğradığı zararı ödemeyeceğini bildirdiği anlaşılmakla, CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca….” biçimindeki gerekçe ile zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmayan konut dokunulmazlığını bozmak ve tehdit suçlarından kurulan hükümde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece yapılacak basit bir araştırma sonucu belirlenen maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, katılanın sanığın kasten yaralama eylemi sonucu basit yöntemlerle ve kanaat verici şekilde araştırma yapılıp belirlenmiş bir maddi zararının dosya içeriğinden açıkça anlaşılamadığı gözetilmeden, öncelikle bu suç yönünden katılanın zarara uğrayıp uğramadığı basit yöntemlerle ve kanat uyandıracak biçimde araştırılıp, tazmini gerekir zarar bulunup bulunmadığı, varsa tazmini gerekir zarar miktarı tespit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, “sanığın katılanın uğradığı zararı ödemeyeceğini bildirdiği anlaşılmakla, CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca….” biçimindeki gerekçe ile maddi bir zarara neden olup olmadığı dosya içeriğinden anlaşılamayan kasten yaralama suçundan kurulan hükümde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.