YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/36436
KARAR NO : 2013/22755
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, basit tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına, beraat
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet Savcısı, üst Savcısı, katılan
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Katılanın temyiz itirazlarına yönelik yapılan incelemede ;
Katılan vekiline 04.02.2010 tarihinde tebliğ edilen hükmün , 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi uyarınca öngörülen 1 haftalık temyiz süresi geçtikten sonra,katılanın, gerekmediği halde kendisine tebliğinden sonra, 26.02.2010 havale tarihli dilekçesiyle temyiz etmekle süresinde yapılmayan temyiz isteğinin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-O yer Cumhuriyet Savcısı’nın ve Üst Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazlarına yönelik yapılan incelemede ;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Bozkır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 26.02.2009 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında katılan …’yı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı iddiasıyla açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonunda, 17.12.2009 tarihli karar ile eylemin sabit olduğu kabul edildiği halde, “haksızlık derecesinin azlığı” şeklindeki gerekçeyle CMK’nın 223/4-d maddesi gereğince, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
5271 sayılı Ceza Yargılama Yasası’nın 223. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında hüküm çeşidi olarak düzenlenen ceza verilmesine yer olmadığı kararı, 1412 sayılı Yasada yer almadığından yeni bir düzenleme olup, ceza yasasında öngörülen hangi hallerde, bu madde uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği iki fıkrada ayrı ayrı hüküm altına alınmıştır.
Bunlardan üçüncü fıkrada düzenlenenler kusurun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren haller olup, dayanağını 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 24 ila 34. maddelerindeki düzenlemelerden almaktadır. Dördüncü fıkrada düzenlenenler ise, suçun tüm unsurları gerçekleşmiş olmasına rağmen cezalandırmaya engel olan nedenlerdir. Cezalandırmaya engel nedenler, fiilin teknik anlamda suç olma niteliğini ortadan kaldırmayıp, yine Türk Ceza Yasası’nda yer alan çeşitli nedenlerle failin cezalandırılmasını engellerler. Bu fıkra uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verebilmek için ceza yasasında bu nedenin açık bir şekilde gösterilmiş olması gerekir.
Somut olayda, sanığa atılı kasten yaralama suçunun niteliği itibariyle, katılanın hakaret etmesi üzerine, sanığın yaralama eylemini gerçekleştirmesinin, eylemin haksızlık içeriğinin azlığı sonucunu doğurmayacağı, bu suç yönünden şahsi cezasızlık sebepleri dışında, failin cezalandırılmasına engel oluşturacak herhangi bir düzenlemenin Türk Ceza Yasası’nda yer almadığı, ancak koşullarının varlığı halinde haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeden, yasal dayanağı olmayan yazılı gerekçeyle, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısının ve Üst Savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.