YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/37548
KARAR NO : 2013/23151
KARAR TARİHİ : 08.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, yakınanın evinin camlarını kırarak maddi zarara sebebiyet verdiği ve bu zararı gidermediği anlaşılmakla, sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına yönelik mahkemenin oluşa ve dosya içeriğine uygun kabul ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas- 2009/13 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı konut dokunulmazlığını bozmak suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı ve kayden sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5271 sayılı CYY.nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi ve Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde takdirin gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerekirken, “Suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın aynen iade veya tazmin suretiyle giderilememesi…” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki düzenlemenin, “…belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma…”yı öngördüğü, yasada geçen “etkinlik” kavramının ise, “…insanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylem-çalışma, iş yapma, işlerlik ve devinimi ” ifade ettiği, bu fıkraya göre belirli yerler ve etkinlikler; sanığın suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan yada sanığın yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir. Bu bağlamda sanık hakkında hükmedilecek seçenek yaptırımın infazı ile ulaşılmak istenilen temel amacın, sanığın yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, sanığın sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak niteliğinde olması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nun 50/1-d maddesi uyarınca “…ceza süresince Erzurum ilinde Cemal Gürsel Stadyumunda spor karşılaşmalarını izlemekten yasaklanması” yaptırımına çevrilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafininin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.