Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/37693 E. 2011/42901 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/37693
KARAR NO : 2011/42901
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

Hakaret suçundan sanık … …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1 ve 62/1 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, aynı maddenin 8/b bendi gereğince sanığın 1 yıl süre ile mesleğinin gerektirdiği hukuki zorunluluk dışında, her türlü kamuya yararlı veya özel statüdeki dernek, vakıf, kulüp ve benzeri örgütlerindeki üyeliğini veya yöneticiliğini sona erdirmek ve bu örgütlere üye olmamak ve yöneticilik yapmamak yükümlülüğü yüklenmesine dair Burdur Sulh Ceza Mahkemesinin 04.02.2010 tarihli ve 2009/640 esas, 2010/64 sayılı kararın aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04.10.2011 gün ve 12362/50613 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2011 gün ve 345921 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8 maddesinin alt bentlerinde denetimli serbestlik tedbiri olarak sanıklara yüklenecek yükümlülükler,
A- Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
B- Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu durumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi alıtnda ücret karşılığında çalıştırılmasına,
C- Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususnda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,
Şeklinde belirlenmiş olup, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.06.2009 tarihli ve 2009/5644 esas, 2009/13118 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanık hakkında yükümlülük belirlenirken kanun koyucunun amacına uygun, tarafları tatmin edici, denetime elverişli bir yükümlülüğe hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, Cumhuriyet savcısının infaz yetkisini de kısıtlayacak biçimde, karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Burdur Sulh Ceza Mahkemesinin 04.02.2010 gün, 2009/640, 2010/64 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, Burdur Asliye Ceza Mahkemesince, 25.02.2010 tarihinde itirazın reddine karar verilmesiyle kesinleşmiş olmakla, kanun yararına bozma istemine konu hukuka aykırılık yönünden, öncelikle itiraz mercii Burdur Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2010 gün, 2010/85 D.İş sayılı kararına karşı yasa yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 28.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.