YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/38024
KARAR NO : 2013/27782
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs, Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I) Sanık hakkında, kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temiyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı Kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II) Sanık hakkında, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temiyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olaylarda sanığa yüklenen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçlarının düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezalarının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, hakaret suçu yönünden yakınanın bir tazminat talebi bulunmadığı gibi zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı anlaşılmakla adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “müştekinin zararının giderilmemesi” biçimindeki gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.