YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5342
KARAR NO : 2012/44993
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/146418
MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/03/2009
NUMARASI : 2008/167 (E) ve 2009/182 (K)
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında, iddianamede yer almayan ve cezada indirim sebebi olan, 5237 sayılı TCK’nın 129/1. maddesinin, ek savunma hakkı verilmeden uygulanmasının, sanığın hukuki durumunu ağırlaştırmadığının anlaşılması sebebiyle tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine katılınamamıştır.
1- Katılanın, katılan sanık müdafii olarak görev yaptığı Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/962 esas sayılı davasının suç tarihindeki duruşması sırasında, yine o davada sanık konumunda olan Cevat’ın, kendisine de hakaret ve tehditte bulunduğunu söylemesi üzerine, sanık Cevat’ın “yalan söylüyorsun” şeklinde cevap vermesinin, savunma hakkı sınırları içinde olup, 5237 sayılı TCK’nın 128. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5491 sayılı ”Çek Kanunu” ile 3167 sayılı ”Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılmış ve sanığa ait adli sicil kaydında yer alan önceki mahkumiyetine ilişkin 3167 sayılı Kanunun 13/1. maddesinde düzenlenen çek defterini geri vermeme fiili suç olmaktan çıkarılmış olduğu anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas- 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, olayda katılanın maddi tazminat talebi bulunmadığı gibi dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa atılı hakaret suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmaması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları” göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanıya göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, “sanığın daha önce kasıtlı suçtan sabıkası olduğu” biçiminde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.