Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/645 E. 2011/1349 K. 31.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/645
KARAR NO : 2011/1349
KARAR TARİHİ : 31.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 31/01/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY:
Madde Bağımlılığı ile Mücadele Derneği (UMUD), tiner, bali gibi maddeleri çeken kişilerin bir müddet sonra iç organlarının iflas ettiğini, beyin ve akciğerinin hızlı bir şekilde öldüğünü, bağımlı bir kişinin tedaviden sonra eski sağlığına kavuşmasının çok zor olduğunu bu maddelerin her anlamında da vücudun başka hücerelerini öldürdüğünü belirtmekte, bali ve tinerin en ağır bağımlılık yapan maddeler arasında yer aldığını dile getirmektedir.
Uçucu (Bally, Tiner vs.) Bağımlılığı grubuna çözücüler (solventler), yapıştırıcılar, uhular, aerosoller, propanlar, tiner ve benzin girer. Örnekleri: Bally, tiner, benzin, çakmak gazı, temizleme sıvısı, sprey, boya, ayakkabı boyası, daktilo düzeltici sıvısı. Ucuz, kolay bulunan ve yasal maddelerdir. Bu nedenle yoksullar ve gençler tarafından sık kullanılmaktadır.
Uçuculara tolerans gelişir (doz arttırma gereği) fakat yoksunluk belirtileri hafiftir. Etkileri alımdan 5 dakika sonra başlayıp dakikalar-saatler sürebilir. Uçucu sarhoşluğu belirtileri: kavgacılık, aldırmazlık, yargılama bozukluğu, sersemlik, nistagmus (göz titremesi), geveleyerek konuşma, yürürken sendeleme, uykulu hal, tepki yavaşlaması, titremeler, kasların zayıflaması, görme bulanıklığı veya çift görme, aşırı neşe, komaya varabilecek bilinç kaybı olarak ortaya çıkmaktadır. Uçuculara bağlı olarak deliryum, kalıcı bunama, psikotik bozukluk ve duygudurum veya bunaltı bozukluğu gelişebilmektedir.
Sanığın 25.02.2005 tarihli hazırlık anlatımında diğer sanık …’a tiner çekmeye başladığını anlattığı ve anlatımının … tarafından doğrulanması karşısında; 5237 sayılı TCK.nun 32 ve 34.maddeleri ışığında, sanığın suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde tamamen ya da önemli derecede azalma olup olmadığı araştırılıp, yöntemince raporla saptandıktan sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde kurulan hükmün onanmasına katılmıyorum.