YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9121
KARAR NO : 2011/7140
KARAR TARİHİ : 06.04.2011
Hakaret suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca 90 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 43. maddesi gereğince cezasının 1/4 oranında artırılarak 112 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 29. maddesi uyarınca 3/4, 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranlarında indirilerek 23 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın günlüğü 20 Türk lirasından 460 Türk lirası adlî para cezasına çevrilmesine ilişkin, (SOMA) Sulh Ceza Mahkemesinin 20/06/2007 tarihli ve 2006/298 esas, 2007/223 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/01/2011 gün ve 2010/832/5007 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2011 gün ve 2011/63004 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Suçun işlendiği 22/04/2006 tarihine ve mahkemece temel cezanın alt sınırdan belirlenmiş olmasına göre, sanığın hakaret olarak belirlenen eylemini cezai yaptırıma bağlayan 5237 sayılı Kanun’un 125. maddesinde seçimlik ceza olarak öngörülen gün adlî para cezasının alt sınırının aynı Kanun’un 52/1. maddesi uyarınca 5 gün olduğu gözetilmeden, suç tarihinden sonra 19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girin 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 61/9. maddesine eklenen “Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz” hükmü nazara alınarak temel cezanın 5 gün yerine, 90 gün adlî para cezası olarak belirlenmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkında, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı hakaret suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmamasında,
İsabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- (1) no’lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Sanık hakkında, hakaret suçundan kurulan hükümde, temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uygulama yapıldığına ilişkin bir ifadeye yer verilmeyip, “suçun işleniş biçimi, sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu” şeklinde gerekçe gösterilmesi ve takdire dayanıldığının da belirtilmesi karşısında, mahkemece belirlenen cezanın, uygulama maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden, yerinde görülmeyen, (1) no’lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2- (2) no’lu kanun yararına bozma istemine gelince;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Yasa’nın 23.maddesi ile değişik Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi uyarınca sanık hakkında, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı hakaret suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması nedeniyle 2 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SOMA) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 20.06.2007 gün ve 2006/298, 2007/223 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 06.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.