Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/9123 E. 2011/6581 K. 30.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9123
KARAR NO : 2011/6581
KARAR TARİHİ : 30.03.2011

Sanık …’in, mağdur …’e karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 35/2, 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 10/05/2010 tarihli ve 2009/220 esas, 2010/109 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20.11.2011 gün ve 2010/844-5025 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2011 gün ve 2010/63021 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre, sanığın aynı dosyada yargılandığı mağdur …’e karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a-son, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hâlde, koşulları bulunmasına rağmen mağdur … İçiçgen’e karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan almış olduğu ceza ile ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma yasa yoluna, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı başvurulabilmesi karşısında, kesin hükmün otoritesini tümüyle zedelememesi gerektiğinden, hukuka aykırılıkların ciddi boyutlara ulaşması yanında, maddi meseleye ilişkin kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağı gibi hakimin takdir yetkisi kapsamına giren hususlar ile takdirin hatalı kullanılması ile ilgili hukuka aykırılıklar yönünden de kanun yararına bozma yasa yoluna gidilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, 19.02.2008 gün, 2008/5-19, 2008/31 sayılı kararında vurgulandığı üzere, yasa yararına bozma yöntemi, karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlama amacıyla, olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olup, gerek kesin hükmün otoritesinin korunması zorunluluğu, gerekse olağanüstü bir denetim yolu olması nedeniyle dar kapsamlıdır. Her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Nitekim, yasa yolunun bu özelliği nedeniyle, hakimin takdirini hatalı kullanmasına ilişkin hususlardaki hukuka aykırılıklar, sadece olağan bir denetim yolu olan temyiz incelemesi sırasında dikkate alınabilecek hukuka aykırılıklardandır. Kabul edip etmemek mahkemenin takdirine bağlı istekler hakkında karar verilirken gösterilen gerekçenin yasal olmaması, bozma sebebi oluştursa dahi kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceğinden, sanığın, babasına karşı eyleminden dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken gösterilen gerekçeye yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemekle, (…) 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 10.05.2010 gün ve 2009/220, 2010/109 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 30.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.