YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/956
KARAR NO : 2012/43844
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
Tebliğname No : 2 – 2009/115087
MAHKEMESİ : Karabük 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/01/2009
NUMARASI : 2008/134 (E) ve 2009/72 (K)
SUÇ : İşyeri dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı kanunun 35/3.maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuğun Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde suça konu yere 12.30-13.00 arasında girdiğini söylemesi, mağdurun ise 28.06.2008 günü saat 18.15’de işyerini kapatıp 30.06.2008 günü saat 08.40’da geldiğinde hırsızlık yapıldığını farkettiğini bildirmesi karşısında; işyerine girilmesi eyleminin gece mi yoksa gündüz mü gerçekleştirildiği kesin olarak belirlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Suç tarihi itibariyle, suça sürüklenen çocuğa atılı işyeri dokunulmazlığını bozma suçu 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 253. maddesinin 1. fıkrası b bendi uyarınca; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğu halde, 5271 sayılı CMK. nun 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve adli sicil kaydında yer alan kaydın da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “Sanığın sabıkalı olduğu anlaşılmakla hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5-Suça sürüklenen çocuk suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde olduğu halde 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi yerine 31/3. maddesi ile indirim yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
6-Hükmedilen hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilirken yasa maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.