YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10896
KARAR NO : 2012/8531
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1 ve 52/2-4.maddeleri uyarınca 3.600.00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/8.maddesi gereğince sanığın 5 sene süreyle denetime tabi tutulmasına dair … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2011 tarihli ve 2010-/644 esas, 2011/537 sayılı kararına yönelik … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın kabulüne, anılan kararı kaldırılmasına ilişkin … 12.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2011 tarihli ve 2011/532 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20.02.2012 gün ve 2012/2835/10606 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2012 gün ve 2012/64313 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
… 12.Ağır Ceza Mahkemesince, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1. maddesi gereğince hapis ve adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, sadece adli para cezasına hükmedildiği, gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, mercii … 12.Ağır Ceza Mahkemesinin sadece, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden sınırlı olarak inceleme yapabileceği, şartların varlığı halinde itirazın reddine karar vermesi gerektiği, esastan inceleme yapamayacağı gözetildiğinde, itirazın açıklanan sebeple reddi yerine, yazılı şeklide kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında … 10.Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2011 tarih 2010/644, 2011/537 sayılı kararı ile suç eşyasının kabul edilmesi suçundan, 5271 sayılı CMK.’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Cumhuriyet Savcısının, uygulama maddesinde, hapis ve adli para cezaları birlikte öngörüldüğü halde sırf adli para cezasına hükmolunmasına yönelik itirazı üzerine, … 12.Ağır Ceza Mahkemesince, 14.12.2011 tarihli karar ile itiraz mercii olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları yönünden inceleme yapılabileceği, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenemeyeceği de irdelenerek, TCK.’nın 165/1.maddesi uyarınca sadece para cezasına hükmolunup, hapis cezasına değinilmediği gerekçesiyle itirazın kabulüne, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5.fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, aynı maddenin 12.fıkrası uyarınca itiraza tabi bulunan bu karar yönünden, itiraz merciince ancak, 5271 sayılı yasanın 231. maddesindeki koşulların bulunup bulunmadığına ilişkin sınırlı bir denetleme yapılabilecek, anılan maddenin 5. fıkrası uyarınca henüz varlık kazanmamış olan hükmün denetlenmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/4-13 Esas, 2009/12 sayılı kararında da belirtildiği üzere, anılan yasanın 231 ve 271. maddelerindeki düzenlemelere aykırı olacaktır. Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabilecektir. Bu itibarla; açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmünün tesisinden sonra temyiz incelemesine konu olabilmesi, temyiz yasa yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde ise koşulları bulunduğu takdirde yasa yararına bozma yasa yolu ile incelenebilecek olması ve ancak bu aşamada hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkların denetlenebilecek olması karşısında, açıklanmayan ve hukuken varlık kazanmamış bulunan hükmün, içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, itiraz yolu ile incelenmesi olanağı bulunmadığından, itiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları yönünden değerlendirme yapılmadan, hapis cezasına hükmolunmaması gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (…) 12.Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 14.12.2011 gün ve 2011/ 532 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, itiraz hakkında karar verilmesi işleminin itiraz merciince yerine getirilmesine, 04.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.