Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/1261 E. 2013/27086 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1261
KARAR NO : 2013/27086
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevliye hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A-Sanık … hakkında görevliye hakaret suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede,
5237 sayılı TCK.nın 125/3-a maddesindeki suç tanımında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli olarak öngörülmüş olması ve tekerrür nedeniyle aynı Kanunun 58/3. maddesi gereğince hapis cezasına hükmolunması gerektiği ve bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Yasanın 50/2.maddesine aykırı davranılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında görevliye hakaret suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Her ne kadar hakaret suçunda özel tahrik maddesi olan 5237 sayılı TCK.nun 129/1.maddesi yerine aynı kanunun 29. maddesi uygulanmış ise de; sanık …’nin mağdur …’ye küfür etmesi ile aralarında tartışma çıkması üzerine olay yerine gelen mağdur Doktor …’ın mağdur Neşe’den özür dilemesini istemesi üzerine sanık …’nin mağdur …’a hakaret ettiğinin anlaşılmasına ve sanık …’nin savunmasında da, mağdur hemşire …’ye küfür etmesinden dolayı mağdur Doktor …’ın …’den özür dilemesini istemesi üzerine Doktor …’a ‘terbiyesizlik etme’ dediğini beyan etmesine göre sanık … hakkında tahrik hükmünün uygulanmasını gerektiren bir durum olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Suç için, yasada, kısa süreli özgürlüğü bağlayıcı ceza(hapis cezası) ve para cezası seçenekli olarak öngörülmüş olup da, mahkemece özgürlüğü bağlayıcı cezaya (hapis cezasına) hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez (Yeni TCY.m.50/2). Bu durumda, yasada yalnızca adli para cezasına çevrilemeyeceği belirtildiği için, önlemlere çevrilebilir.
TCY.nın 125/3-a maddesindeki suç tanımında, hapis cezası ile adli para cezası seçenekli olarak öngörülmüştür. Mahkemece hapis cezasına hükmedilmesine karşın, bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi suretiyle aynı Yasanın 50/2. maddesine aykırı davranılması,
3-Adli sicil kaydına göre sabıkası olmayan ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
4-Hükümden sonra 08/02/2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CYY.nın 231. maddesi uyarınca bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 20/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.