YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13689
KARAR NO : 2012/9337
KARAR TARİHİ : 11.04.2012
Hırsızlık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143, 62. maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına, aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine dair Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 13/01/2011 tarihli 2009/152 esas, 2011/3 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14.03.2012 gün ve 2012/4211 /16080 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2012 gün ve 2012/86433 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, hapis cezaları ertelenen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında, hırsızlık suçundan hükmolunan kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde, TCK.’nın 53.maddesinin 4.fıkrası hükmüne aykırı olarak aynı maddenin 1.fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (FİNİKE) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 13.01.2011 gün ve 2009/152, 2011/3 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümde yer alan, TCK.’nın 53/1.maddesinin a, b ve d bentlerinde sayılan haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 11.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.