Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/16074 E. 2012/46940 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16074
KARAR NO : 2012/46940
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükümler hakkında suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen hükümler hakkında suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Soruşturma aşamasında suça konu tencere setinin iade edilmesi karşısında; şikayetçiden kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği sorulup 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4 maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının değerlendirilmesi açısından, suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuklar Hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmadan ve aynı kanunun 35/3.maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5271 sayılı CMK’nın 253/4. maddesi uyarınca Cumhuriyet Savcısı tarafından kolluk görevlisine, mağdurun ifadesi alınırken uzlaşma teklifinde bulunulması hususunda verilmiş bir talimatın olduğuna ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmaması karşısında; atılı konut dokunulmazlığını bozma suçu nedeniyle, suç ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’ nın 253 ve 254. madde ve fıkralarında öngörülen yönteme uygun olarak uzlaşma işlemleri yerine getirilmeden, mağdurun kolluktaki “uzlaşmak istemediğine” ilişkin beyanı ile yetinilerek eksik ve usulüne uygun olmayan işleme dayalı olarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 27/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.