Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/17100 E. 2013/3818 K. 26.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17100
KARAR NO : 2013/3818
KARAR TARİHİ : 26.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafii’nin temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun, hırsızlık eylemini … İlköğretim okulu kafeteryasından gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/4. madde ve fıkrası gereğince aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 5271 Sayılı CMK.nun uzlaşma işlemlerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 253. maddesinin 4. fıkrasına göre, şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifinin kanuni temsilcilerine yapılması gerektiği gözetilmeden reşit olmayan suça sürüklenen çocuğun beyanı ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde suça sürüklenen çocuğa yüklenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararın bulunmadığı, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, “zarar giderilmediğinden” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.