YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1741
KARAR NO : 2013/25899
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Yokluğunda kurulup, 23.02.2010 tarihinde tebliğ edilen hükmü 1412 sayılı CMUK.nun 310.maddesinde belirtilen yasal bir haftalık süreden sonra 03.03.2010 tarihinde temyiz eden sanık …’ın temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Katılanın beyanı ve doktor raporundaki bulgu ve açıklamalara göre, sanıkların mahkemede aleyhlerine tanıklık yapan katılanı sopalarla darp edip basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladıkları olayda, ele geçmeyen sopaların silah sayılıp sanıklar hakkında hem silah ve hemde memuriyet nedeniyle uygulama yapılırken temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilip yarı oranında artırılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin (a) bendindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA
3-Sanıklar …, … ve … hakkında hakaret ve sanık … hakkında da kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
a-Sanıkların üzerlerine atılı hakaret suçunu işlediklerine dair iddia dışında mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden beraatleri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Sanık …’ın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu gözetilmeden, sabıkalı oluşu ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde yeterli kanaat edinilmediğinden hakkında CMK.nun 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre,
Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanıklara yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK’nın 125/1 maddesinde, hapis ve adli para cezası biçimindeki seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, yasada hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi nedeniyle, seçenekli yaptırımlardan neden hapis cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.