Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/18389 E. 2012/46925 K. 27.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18389
KARAR NO : 2012/46925
KARAR TARİHİ : 27.11.2012

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK.nun 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK.nun 308/7.maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden kısa kararda gerekçe gösterilmesine rağmen taraflara tebliğe çıkarılan kararda gerekçe bölümü yazılmadan yazılı şekilde karar verilmesi
2- Sanığa atılı hırsızlık suçunun suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5395 Sayılı Çocuk Koruma Yasasının 24.maddesine göre uzlaşmaya tabi olduğu ve 21.10.2009 günlü oturumda 18 yaşını tamamladığı anlaşılan sanığın “şikâyetçi ile uzlaşacağım” dediği, katılanın ise 17.12.2008 günlü oturumda “zararım ödenirse uzlaşmak isterim” dediği anlaşıldığından; suç tarihinde 15–18 yaş grubunda bulunan sanık hakkında 5560 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24 maddesi uyarınca usulüne uygun uzlaşma işlemleri yapılması gerektiği gözetilmeden ve sanığın uzlaşmak istediğine ilişkin beyanından sonra katılanın zararlarının giderilip giderilmediğinin ne şekilde tespit edildiği de belirtilmeden soyut şekilde ”sanık şikâyetçinin zararını gidermediğinden” biçimindeki gerekçeyle uzlaşmanın gerçekleşmediği belirtilerek yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
3- Kabule göre de; Sanığın atılı suçu işlemediğini savunduğu, katılanın ise oto hırsızlığı müraacat tutanağındaki anlatımı ile beyanlarında aracını 07.08.2005 günü saat 08.00 sıralarında işyerinin önüne park etiğini ve 08.08.2005 tarihi sabah saat 10: 00 sıralarında ise çalındığını anladığını ifade etmesi karşısında, eylemlerin gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar açıklanıp tartışılmadan, hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK.’nın 143.maddesi uyarınca cezada artırım yapılarak uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi