Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/20684 E. 2012/43460 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20684
KARAR NO : 2012/43460
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğunda 05.04.2011 tarihinde verilen kararın sanığa 01.06.2011 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, sanık tarafından 02.06.2011 tarihinde temyiz edildiği, mahkemece 31.03.2011 tarihinde kabul edilen 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin hızlandırılması amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca 40 lira harç yatırılarak makbuzun mahkemeye gönderilmesi gerektiği, süresi içerisinde harç yatırılıp makbuzu mahkemeye gönderildiğinde dosyanın temyize gönderileceği aksi halde, temyiz isteminden vazgeçmiş sayılarak temyiz talebinin reddine karar verileceğini, belirtir ihtarname düzenlenerek 13.06.2011 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın 14.06.2011 tarihli başvurusunda temyiz harcını yatıracak parası olmadığını, Antalya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma vakfından talepte bulunduğunu, dosyayı temyize göndermek istediğini belirttiği, bunun üzerine Mahkemece, 21.06.2011 tarih ve 138-211 sayılı ek karar ile, “temyiz harcı yatırılmadığından temyiz talebinin reddine” karar verilmiş, sanık bu red kararını temyiz etmiştir.
14.04.2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 lira harç alınması hükme bağlanmış ve anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın resmi gazetede yayımlandığı 28.12.2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29.06.2012) tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı Kapsamında değerlendirdiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiği gözetilerek sanığın temyiz isteminin reddine dair 21.06.2011 tarih ve 138-211 sayılı ek kararı kaldırılarak 05.04.2011 tarihli hükmün yapılan incelemesinde;
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.