Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/22567 E. 2012/47013 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22567
KARAR NO : 2012/47013
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

Hırsızlık, sahte plaka düzenleyip kullanmak, sahte trafik ve tescil belgesi düzenlemek suçlarından sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 202/2, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 350/3-son ve 80. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis, 1 yıl hapis ve 1 yıl 2 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair BAKIRKÖY 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/04/2007 tarihli ve 2007/135 esas, 2007/256 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/06/2012 gün ve 2012/10142/34389 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2012 gün ve 2012/167972 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 04/01/2005 tarihli iddianamesi ile cürüm eşyasını bilerek kabul etmek, sahte plaka ve ruhsat kullanmak suçlarından kamu davası açıldığı, iddianamenin metin kısmında ve sevk maddelerinde sanığın hırsızlık suçunu işlediğinden bahsedilmediği gözetilmeden sanık hakkında açılmayan bir suçtan mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK.’nun, “hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi” başlıklı 225.maddesinin, 1.fıkrasında hükmün, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verileceği öngörülmüş olup, fail yönünden dava konusu edilmeyen fiil hakkında hüküm verilemeyecektir. Mahkemeler iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olarak yargılama yapmak zorundadırlar. Verilecek karar, kim hakkında ve hangi eylemden dolayı dava açılmışsa, o konuyla sınırlı olacaktır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2005 gün, 6/63-108 sayılı kararında da hükmün sadece dava açılan sanık hakkında verilebileceği, 21.12.1999 gün, 10/310-320 sayılı, 15.10.1990 gün, 196-230 sayılı, 03.02.1998 gün, 326-7 sayılı kararlarında ise yargılamanın, dava konusu eylem ve kişiyle sınırlı yapılabileceği, fail hakkında, dava konusu yapılmayan bir fiilden dolayı karar verilemeyeceği vurgulanmıştır.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.01.2005 tarihli iddianamesinde, sanık….’in, müştekiye ait otomobili düz kontakla çalıştırıp, bulunduğu yerden alarak hırsızlık eylemini gerçekleştirdiği, sahte plaka ve ruhsat yaptırdığı, diğer sanık …’ın ise suç eşyasını bilerek kabul edip, satın aldığı, sahte plaka ve ruhsat kullandığı belirtilerek, sanıklara yüklenen fiiller duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça belirlenmiştir. Yargılama sonunda, hırsızlık suçunun faili Murat Kemer’in beraatine karar verilip, hırsızlık suçundan hakkında açılmış bir dava bulunmayan sanık … yönünden ek iddianame ile dava açılması sağlanmadan, bu sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine hükmolunarak, iddianamede gösterilen ve dava konusu yapılan, “suç eşyasını satın alma” eylemi hırsızlık suçu olarak nitelendirilmiş bulunduğundan, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (BAKIRKÖY) 10.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 20.04.2007 gün ve 2007/135-256 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.