Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/22568 E. 2012/45269 K. 07.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22568
KARAR NO : 2012/45269
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun’nun 142/1-b, 43, 168/1, 151/1 ve 52 maddeleri uyarınca 8 ay 20 gün hapis cezası ve 800,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu’nun 231/5, maddesi gereğince her iki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair (BAKIRKÖY) 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2010 tarihli ve 2010/543 Esas, 2010/619 sayılı kararına müteakip, 27.07.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle Bakırköy 33.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2011 tarihli ve 2011/440 Esas, 2011/38 karar sayılı ilamı ile hükümlülüğüne karar verilip, kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince yapılan ihbar üzerine, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına, bu kez 5237 sayılı Tükrk Ceza Kanunun’nun 142/1-b, 43, 168/1, 151/1 ve 52. maddeleri uyarınca 8 ay 20 gün hapis cezası ve 800,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 23.11.2011 tarihli ve 2010/543 esas, 201/619 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12.06.2012 gün ve 2012/10310/34906 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2012 gün ve 2012/167990 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın yokluğunda verilen kararda kanun yolu başvuru şeklinin gösterilmediği, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.03.2012 tarihli ve 2011/6-386 Esas, 2012/99 sayılı ilamında belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Mahakemesi Kanunu’nun 264. maddesine göre kabul edilebilir bir yasa başvurusunda yasa yolunda veya merciinde yanılgının başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı, bu halde başvurunun yapıldığı merciince başvurunun derhal görevli ve yetkili merciie gönderilmesi gerekeceği cihetle, tebliğinden itibaren kanun yolu başvuru süresi olarak gösterilen 7 günlük süre içerisinde sanık tarafından yapılan herhangi bir kanun yolu başvuru girişiminin bulunmadığı gibi yanıltıldığına dair bir anlatıma da rastlanılmaması karşısında bahsedilen kararın kesinleşmiş bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesince dosya üzerinden inceleme yapılarak sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun’nun 23/11.fıkrasında yer alan “Deneyim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlarına çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında mahkemece duruşma açılarak, sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde, duruşma açılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında, 11.11.2010 tarihli kararla, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, deneme süresi içerisinde, 27.07.2011 tarihinde işlediği hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından, Bakırköy 33.Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2011 tarih, 2011/440-38 sayılı temyiz edilmeden 01.11.2011 günü kesinleşen hükmü ile mahkumiyetine karar verilip, açıklanması geri bırakılan hüküm yönünden mahkemesine ihbarda bulunulması üzerine, Bakırköy 12.Asliye Ceza Mahkemesince, duruşma açılmaksızın dosya üzerinde inceleme ile 23.11.2011 tarihli ek kararla hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
5271 sayılı Yasanın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlığını taşıyan 231. maddesinin 1. fıkrasında, duruşma sonunda, 232. maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak, gerekçesinin ana çizgileriyle anlatılacağı, 2. fıkrasında, hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresinin bildirileceği, 4. fıkrasında ise hüküm fıkrasının herkes tarafından ayakta dinleneceği düzenlenmiştir.
Açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmü, ancak açıklanmakla hukuki sonuç doğurmaya başlayıp, infaza elverişli hüküm niteliğini kazanacağından, 5271 Sayılı Yasanın 231.maddesinin 1 ila 4. fıkralarında öngörülen yöntemin esas alınması suretiyle duruşma açılarak, sanığın çağrılması ve oluşan yeni duruma göre savunmasının tespitinden sonra anılan maddenin 11.fıkrası uyarınca değerlendirme yapılıp, hükmün açıklanması gerekmektedir. Dosya üzerinde inceleme ile karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacağından, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (BAKIRKÖY) 12.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 23.11.2011 gün ve 2010/543-619 sayılı ek kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.