YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22591
KARAR NO : 2013/31266
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, kasten yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Katılan Sanık … hakkında alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 179/3 maddesinde düzenlenen alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından katılan sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Katılan sanık … hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre katılan sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Katılan sanık … hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.nun 43/2. maddesi uyarınca aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden, dosya içeriği ve anlatımlarda gözetilerek; katılan sanık hakkında, zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Somut olayda katılan sanığa yüklenen suç kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu olup, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK .nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın mahkemece yapılacak basit bir araştırma sonucu belirlenen maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde katılan sanık …’in,katılan sanık …’a yüklenen hakaret suçundan doğan maddi bir zararının bulunmadığı ve katılan sanığa ait adli sicil kaydındaki sabıkalarının silinme koşullarının oluştuğunun anlaşılması karşısında;katılan sanık …’ın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “M.sanık …’ın geçmişte müessir fiil suçundan mahkumiyetinin bulunması, ayrıca m. sanık …’in maddi ve manevi zararı karşılanmadığından ve koşulları gerçekleşmediğinden ” biçimindeki, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş katılan sanık … müdafiiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.