YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22676
KARAR NO : 2012/45267
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
Elektrik hırsızlığı suçundan sanık …’nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/2, 522, 523/1, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 980.100.000 Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Kilis Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2005 tarihli ve 2004/622 esas, 2005/52 sayılı kararını müteakip, sanığın talebi üzerine, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2/2. maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 08/09/2011 tarihli ve 2004/622 esas, 2005/52 sayılı ek kararına Kilis Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın reddine dair Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2011 tarihli ve 2011/1728 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 08/06/2012 gün ve 2012/10206/34458 sayılı Kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/06/2012 gün ve 2012/168031 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun Geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer Asliye Ceza Mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesinde sayılan suçlardan olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicilden silinmesi ve arşiv kaydından çıkartılması 5352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinde düzenlenmiş, buna göre suç tarihi itibarıyla, yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanların silinmesi mümkün olup, Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Aynı maddenin 2. fıkrasında arşive alınan kayıtlar yönünden, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarihin esas alınacağı, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır. 3682 sayılı Yasanın 8. maddesinde öngörülen süreler dolmuş veya ertelenmiş hükmün esasen vaki olmamış sayılması koşulları oluşmuş ise adlî sicil bilgilerinin arşivden silinmesine karar verilebilecektir. Ancak Anayasa’nın 76. maddesinde veya bazı özel yasalarda sayılan suç ve mahkûmiyetlerin adlî sicil arşivinden silinemeyecekleri kabul edilmiştir. Hırsızlık suçunun Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle bu suça ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicil arşivinden silinmesine yasal olanak bulunmayıp, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.04.2010 gün, 2010/6-46, 2010/93 sayılı kararında belirtildiği üzere, cezanın erteli olması durumu değiştirmeyeceğinden ve Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili 14.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 20.01.2011 gün ve 2008/44, 2011/21 sayılı iptal hükmü de arşiv kaydının silinmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunmadığından, itiraz merciince, karar tarihindeki yasal düzenlemeye göre itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KİLİS) Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen, 12.12.2011 gün, 2011/1728 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.