YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22831
KARAR NO : 2012/42540
KARAR TARİHİ : 02.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İddianamedeki anlatıma göre Sanık … hakkında hakaret suçundan açılan bir dava ve kurulan bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine katılınmamıştır.
I- Sanık … hakkında katılan …’ a karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmü ile mağdur …’ ya karşı kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine (beraatine) dair hükümlerin sanık … tarafından, sanıklar … ve … hakkında mağdur …’ ya karşı kasten yaralama ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine dair hükümlerin ise sanıklar … ve … tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanık …’ ın kendisi hakkında kurulan beraat hükmünün gerekçesine yönelik bir temyiz itirazı bulunmadığı gibi, sanıkların şikayetten vazgeçmeyi kabul etmeleri karşısında; şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürülmesine ilişkin verilen kararları ve sanık …’ ın ayrıca beraat hükmünü temyiz etmekte hukuken yararı bulunmadığından, sanıkların temyiz isteklerinin aynı kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık … ve … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Suçun işlendiği yerin mahallinde gerekçeli karar başlığına eklenmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıkların atılı hakaret suçunu işlediklerine dair katılanın iddiasını doğrulayan delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verecek şekilde açıklanıp tartışılmadan, katılana ait Çorum Devlet Hastanesi Baştabibliği tarafından düzenlenen 28.02.2007 tarihli doktor raporunda kasten yaralama eylemi nedeniyle katılanda meydana gelen herhangi bir yaralanma olup olmadığının belirtilmemesi karşısında; varsa hastane protokol defterinin ilgili sayfasının onaylı sureti ile diğer belgeler de getirtilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararının da belirlenemediği, sanıkların sabıkasız oldukları da gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının ( b ) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususunda oluşacak kanaate göre sanık … hakkında hakaret ve kasten yaralama, sanık … hakkında hakaret suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “ …tarafların anlaşmadığı, katılanın maddi ve manevi zararlarının karşılanmadığı…” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Sanık …’ a atılı babasına karşı kasten yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olmaması nedeniyle, hüküm tarihindeki düzenlemeye göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, tartışılıp hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmakla; hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.