Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/23093 E. 2013/7900 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23093
KARAR NO : 2013/7900
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek, işyeri dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar haklarında mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında mala zarar vermek suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 3-B maddesiyle değişik 1412 sayılı CMUK.nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanıkların temyiz isteminin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanıklar haklarında hırsızlık ve İşyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Sanıklardan …’in tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemesi, sanık …’nun soruşturma evresindeki ifadelerinde …in katılana ait işyerine girdiğini kendisinin gözcülük yaptığını” ifade ederken kovuşturma evresinde atılı suçu kabul etmemesi, tanık …’nın olay sırasında sanıkların yüzlerini görmediğini vücut yapıları itibariyle benzediklerini beyan etmesi, dosyada mevcut 02.12.2009 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda “bozuk para kutusunun alt kısmında 1-2 numaralı parmak izlerinin tespit edildiğinin” belirtilmesi karşısında; Söz konusu parmak izlerinin karşılaştırmaya elverişli olup olmadığı elverişli olmaları durumunda sanıklara ait olup olmadığı araştırılarak tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-5237 sayılı Kanunun 51/2. maddesinde yer alan “Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir” hükmünün, aynı zamanda etkin pişmanlık başlığı altında, 5237 sayılı TCK’nun 168.maddesi gereğince cezadan indirim nedeni olduğu, yasal bir indirim nedeninin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde erteleme koşulu olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığı, aksine uygulamanın soruşturma sırasında zararı tamamen ve rızaen tazmin eden sanık aleyhine sonuç doğuracağı dolayısıyla yasaya uygun olmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında hırsızlık suçundan belirlenen hapis cezalarının tazmin koşulu ile ertelenmesine karar verilmesi,
c-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen özgürlüğü bağlayıcı ceza ertelendiği halde 5237 sayılı TCK.nun 51/3 maddesi uyarınca denetim süresi belirlenmemesi,
d- Sanıklar haklarında İşyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de;Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13/03/2012 tarihli, 2011/2-376 Esas ve 2012/90 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmakta; koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kurumu, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece 6008 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce re’sen, bu değişiklik sonrasında ise sanıkların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesi halinde diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanması gerektiği gözetilmeden 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin 7. fıkrasına yanlış anlam verilerek; adli sicil kaydına göre sabıkasız olan ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde katılanın herhangi bir maddi zararının bulunmadığı anlaşılan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan “hapis cezasının ertelenmesi mahkememizce takdir edildiğinden CMK.nın 231/7. maddesi dikkate alınarak” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal olanak bulunmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.