YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23312
KARAR NO : 2013/12180
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 143.maddesinin uygulanması sırasında,2 yıl 8 ay hapis cezasında, 1/4 oranında artırım yapılarak ,3 yıl 4 ay hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu, 2 yıl 16 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır,
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında konut dokonulmazlığını bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1- Tüm dosya kapsamından, sanığın, olay günü gece 02.30’da yakınanın evine girerek suça konu eşyaları aldığının anlaşılması karşısında; eylemin, 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesi gereğince gece vakti sayılan zaman dilimi içinde kalması nedeniyle, konut dokunulmazlığını bozma suçu açısından, aynı yasanın 116/4. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun
işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, ancak; herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanığın kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “ hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına ” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi,