YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24061
KARAR NO : 2012/46349
KARAR TARİHİ : 20.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5560 sayılı Kanunla değişik CMK.’nun 231.maddesinin 12.fıkrası uyarınca itirazı kabil kararlardan olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, 5271 sayılı CMK.nun 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından sanık müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
II-Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme ile sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık … ile müdafiinin ve sanık …’ın temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Sanıkların mahkemedeki sorgularında yakınanın zararlarını giderdiklerini savundukları ve yakınanın kamu davası açıldıktan sonra 26.10.2009 tarihinde verdiği dilekçesindeki anlatımı ile duruşma sırasındaki beyanında sanıkların zaman içinde zararlarını giderdiklerini belirttiği fakat yakınana ait zararların ne zaman giderildiğinin açıkça sorulup tespit edilmediği anlaşılmakla, yakınanın zararlarının ne zaman giderildiğinin tespit edilerek sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168 maddesinin 1 yada 2. fıkralarından hangisinin uygulanması gerektiği belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, yine iadenin bir kısmının soruşturma aşamasında giderilmiş olması halinde ve yakınanın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına onay vermesi halinde de anılan maddenin 1.fıkrası uyarınca indirim yapılacağı da gözetilip bu hususta araştırılıp sonucuna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde zararın yargılama sırasında giderildiği kabul edilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanık …’nın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu kararın nihai karar niteliğinde hüküm olmadığı ve kesinleşen bu kararın sabıka olarak değerlendirilmeyeceği gözetilerek daha önceden sabıkası bulunmayan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK.’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” ve yine 5237 sayılı TCK’nun 51/1-b bendinde belirtilen “suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşması” koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, hükmün gerekçesinde “sanığın önceki sabıkaları ve suçu alışkanlık haline getirmiş olması dikkate alındığında…” şeklinde ve kısa kararda da “sanığın geçmişteki hali, suç işlemek konusundaki eğilimi dikkate alındığında…” şeklinde dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle sanık … hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5271 sayılı TCK’nun 51. maddesine göre erteleme yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanık …’ın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.