Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/24111 E. 2012/44007 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24111
KARAR NO : 2012/44007
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede,
Suç tarihinde 15 yasını doldurmamış olan sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 2253 saylı Kanunun 12/2.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/3, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 151/1, 116/2, 119/1-c, 31/2, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve suçun işlendiği 24/12/2004 gününden inceleme tarihine kadar aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
B- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Sanık …’nin diğer sanıklar … ve Eyüp Mütğam’la birlikte hırsızlık suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delilin bulunamadığı ancak sanıklar Tolga ve Hanefi’nin ifadeleri ile tanık Necla Sesen’in olay akabinde hazırlık aşamasındaki beyanına göre sanık …’nin hırsızlık malı olduğunu bilerek söz konusu eşyaları kabul ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 512/1.maddesi kapsamında düzenlenen hırsızlık malını bilerek kabul etmek suçunu olşturduğunun kabulü ile;

Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 512/1. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suçun işlendiği 24/12/2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
C- Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak,
1-Şikayetçinin iş yerini gece 01:30 da kilitleyerek ayrıldığı ve sabah saat 08:00 da tanık Yusuf Bitik isimli çalışanın açması ile hırsızlık olayını öğrendiklerinin anlaşılması karşısında, şüpheli durumun sanıklar lehine yorumlanarak eylemin gündüzleyin işlendiğinin kabulü gerekirken eylemin gece işlendiğine dair hangi bilgiye dayanıldığı kararda açıklanmadan gece işlendiğinin kabulü ile buna göre karşılaştırma yapılması,
2- Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekirken yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmesi,
3- Kabule göre de, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 55/3,59/2. maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b,143/1,31/3, 62 ve 151/1, 31/3, 62. ile 116/2-4, 119/1-c, 31/3, 62.maddeleri olaya ayrı ayrı uygulanarak, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları yönünden 5237 sayılı TCK.nun 50/3.maddesi gereğince suç tarihinde on sekiz yaşını doldurmayan sanık hakkında hükmolunacak kısa süreli hapis cezalarının aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiği gözetilerek, ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 143/1.maddesi gereğince üst hadden artırım yapılırken gerekçe gösterilmesi gereğine uyulmadığı nazara alınarak cezaların karşılaştırılması ve sonuca göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken açıklanan şekilde değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA 03/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.