YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24124
KARAR NO : 2012/44581
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
Tebliğname No : 2 – 2012/66889
MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/12/2011
NUMARASI : 2004/855 (E) ve 2011/1281 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmün yalnızca sanık N.. K.. tarafından temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanık ve arkadaşlarının geceleyin yakınana ait konfeksiyon atölyesinin kapı kilidini ve zincirlerini demir kesme makası ile keserek içeriden 4 adet dikiş makinesi, 600 parça kumaş pantolon, teyp ve telefon çaldıklarının kabul edildiği olayda, sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b.maddesinde belirtilen hırsızlık suçu ile birlikte aynı kanunun 116/2.maddesinde düzenlenen işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1.maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturacağı, suç tarihi itibariyle işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar vermek suçlarının uzlaşma kapsamında oldukları da gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. Maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılıp, uzlaştırma işleminden sonuç alınması halinde sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davasının düşürülmesine, uzlaşmadan sonuç alınamaması halinde ise, sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 522 (pek fahiş) maddeleriyle, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 116/2-4,119/1-c ve 151/1. maddeleri uyarınca verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan kanun belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları ile ilgili değerlendirme yapılmadan, kolluktaki ifadelere itibar edildiği ve temyize gelmeyen bir kısım sanıklar da suçu gece vakti işlendiklerini söyledikleri halde 5237 sayılı TCK’nın 143.maddesi uygulanmadan, hatalı değerlendirme yapılarak 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b.maddesi ile 765 sayılı TCK’nın 493/1-son ve 522. maddelerinin karşılaştırılması suretiyle 5237 sayılı TCK’ya göre hüküm kurulması kanuna aykırı ise de 5237 sayılı TCK hükümlerine göre yapılan uygulama açıkça sanık lehine olduğundan ve karşı temyiz bulunmadığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre uygulamaya yönelik diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık N.. K..’ın soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki ifadelerinde ısrarla yüklenen suçu işlemediğini savunması, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair parmak izi, güvenlik kamerası kaydı veya bir başka delilin olmadığının anlaşılması karşısında, suçun işlendiği tarihten yaklaşık üç ay sonra yakalanan sanıklardan A.. M..’in müdafisi hazır olmaksızın kollukça alınan ifadesini Cumhuriyet Savcılığı ve Mahkemede huzurunda doğrulamadığı gözetilmeden ve sanık N.. O.. ile A.. M.. arasında husumet bulunduğu da dikkate alınmadan “her ne kadar sanıklar mahkeme aşamasında eylemi kabul etmediklerini birbirleri ile aralarında karşılıklı husumet bulunması sebebiyle karşılıklı olarak birbirlerine iftira atıldığını iddia etmekte iseler de sanıkların hazırlık aşamalarında alınan ifadelerinde, müştekinin iş yerine giderek burada bulunan konfeksiyon atölyesine giderek kepenk kilitleri ve zincirleri keserek içeriden konfeksiyon makinesi dikilmiş ürün ve benzeri eşyaları çaldıklarını ikrar ettikleri sanıkların hazırlık aşamasındaki ifadeleri birbirini teyit ettiği, bu sebeple sanıkların hırsızlık eylemlerinin sabit olduğu” biçimindeki dosya içeriğine uygun düşmeyen yetersiz gerekçelere dayanılarak sanık N.. K.. hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.