Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/24438 E. 2013/4041 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24438
KARAR NO : 2013/4041
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6-7.maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin uygulanamayacağı ve maddi ceza yasalarının kendi aralarında infaz yasalarının da kendi aralarında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekeceği düşünülmeden her iki sanık hakkında da 5237 sayılı TCK.nun 58/6-7 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanıkların; aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCY.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tümden çıkarılarak yerine “Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY.nın 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,” tümcesinin eklenmesi, ayrıca her iki sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

-2-
II-Sanıklar hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Sanıklar hakkında yapılan lehe yasa değerlendirmesi sonucu 5237 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğu tespit edildiği halde mala zarar verme suçu yönünden 5237 sayılı TCK.nun 5560 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki 73/8 ve 5271 sayılı CMK.nun 253-254 maddeleri uyarınca , konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden de 5271 sayılı CMK’nun 5560 sayılı Yasa ile değişik 253 ve 254. maddeleri uyarınca “uzlaşma” hükümlerinin değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6-7.maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin uygulanamayacağı ve maddi ceza yasalarının kendi aralarında infaz yasalarının da kendi aralarında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekeceği düşünülmeden her iki sanık hakkında da 5237 sayılı TCK.nun 58/6-7 maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
3-Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanıkların; aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,adı geçen sanıklar hakkındaki hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.