Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/24502 E. 2012/45510 K. 08.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24502
KARAR NO : 2012/45510
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, resmi belgelde sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde:
5271 Sayılı CMK.nun 231/5 maddesine göre verilen ve davayı esastan sonuçlandırır nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12.maddesince itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından; aynı yasanın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından sanık müdafiinin 28/03/2012 havale tarihli dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazının merciince incelenerek esastan karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline istem gibi İADESİNE,
2- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) 5237 sayılı TCK.nun 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK.nun tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçların belirlenmesi, bu şekilde belirlenen sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, denetime olanak verecek biçimde cezalar hesaplanıp sonuçlar belirlenmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK gereğince yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Yakalama, görgü ve tespit tutanağından, suça konu aracın şoför mahallinin anahtar yuvasının bozuk olarak yakalandığı ve düz kontak edilmediği anlaşılmasına, aracın taklit anahtarla çalıştırıldığı iddiası dosyada bulunmadığına ve bu hususta araştırma da yapılmadığına göre, aracın nasıl çalıştırılıp çalındığına dair kesin bir tesbit olmaması karşısında eylemin lehe olan 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirken aynı kanunun 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.