Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/24576 E. 2012/48267 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24576
KARAR NO : 2012/48267
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

Tebliğname No : 6 – 2010/159515
MAHKEMESİ : Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2010
NUMARASI : 2008/1238 (E) ve 2010/16 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Mağdurlardan M.. M..’a ait araç içerisinden çaldıkları anahtar ile aynı mağdurun çalışmakta olduğu diğer mağdur A.. Ö..’a ait işyerine girerek suça konu eşyaları çalan sanıkların, araç ile işyerinin farklı şahıslara ait olduğunu bildiklerine dair dosyaya yansımış bir delil olmadığı gibi bu hususta herhangi bir iddianın dahi ileri sürülmemiş olması karşısında, sanıkların öncelikle aracı çalmak isterken araç içerisindeki anahtarları ve işyerinin adresini ele geçirmeleri üzerine aynı gün içersinde işyerindeki eşyaları çalmaktan ibaret eylemlerinin aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında kabul edilmesi gerektiği ve sanıkların eylemlerinin kül halinde daha ağır olan gündüzleyin işyerinden haksız yere elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturacağı, sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK.nun 142/2-d maddesi uyarınca verilecek temel cezanın da eylemin, zincirleme suç olması nedeniylede aynı yasanın 43. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeden, her iki eylemin ayrı suçları oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Mağdurlardan A.. Ö..’ın yargılama aşamasında zararının sanıkların yakını tarafından giderildiğini beyan eylemesine karşın, diğer mağdurun zararının giderilip giderilmediği konusunda herhangi bir açıklamasının mevcut olmamasına rağmen adı geçen mağdurun hırsızlık suçundan dolayı herhangi bir zararının mevcut olmaması karşısında; zararın hangi aşamada giderildiği mağdur A.. Ö..’dan sorulup, sonucuna göre sanıklar hakkında TCK.nun 168/1 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.