YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24705
KARAR NO : 2012/46004
KARAR TARİHİ : 14.11.2012
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1, 21/2, 62 ve 52. Maddeleri gereğince 2 ay hapis ve 340 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine dair, Reyhanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2012 tarihli ve 2011/344 esas, 2012/66 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27/06/2012 gün ve 2012/10977/38880 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/07/2012 gün ve 2012/189523 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Sanık hakkında hükmedilen 6 ay hapis ve 6 gün adli para cezasından 5237 sayılı Kanun’un 21/2. cümle gereğince 1/2 oranında indirildiğinde 3 ay hapis ve 3 gün adli para cezası olarak belirlenerek, 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 2 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmedilip, adli para cezası ayrıca hesap edilmeyerek ve hesaplanan 2 ay 17 günlük hapis cezasının da 17 gününü gün para cezası gibi 52. maddeye göre günlüğü 20,00 Türk lirasından hesaplanarak 340,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesi ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmek suretiyle sanık hakkında fazla adli para cezasına hükmedilmesinde ve sanık hakkında hükmedilen 2 ay 17 gün hapis cezasından sadece 2 aylık kısmının ertelenmesine karar verilerek hükümde karışıklığa neden olunmasında,
2- Söz konusu kararın hüküm kısmında alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir nedenin belirlenemediğinin belirtilmiş ve hapis cezasında alt sınırdan uygulama yapılmış olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesine göre adli para cezasının alt sınırının 5 gün olduğu gözetilmeden, adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak 6 gün olarak belirlenmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Hükmolunan hapis cezasında, TCK.’nun 21/2.maddesi uyarınca indirim yapılırken, 2 ay 15 gün yerine, adli para cezasına esas alınan gün sayısı da dahil edilerek, 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmolunup, 17 günlük kısmının da adli para cezasına esas alınması suretiyle ertelenen hapis cezası süresinin 2 ay 15 gün yerine 2 ay olarak kabul edilmesini gerektiren hatalı uygulama nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (REYHANLI) 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 14.02.2012 gün ve 2011/27.05.2009 gün ve 2009/72-681 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA,
2- 5237 Sayılı TCK.’nun 52.maddesinin 1.fıkrasında, adli para cezasının alt sınırı beş gün olarak düzenlenip, hükümde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir neden bulunmadığı belirtildiği halde, temel adli para cezasının 6 gün olarak belirlenmesi ve hapis cezasının, 15 günlük kısmı da dahil edilerek yanlış hesapla adli para cezasına esas alınan gün sayısının 17 gün olarak kabul edilmesi suretiyle fazla adli para cezası tayini nedeniyle bu konudaki kanun yararına bozma istemi de yerinde görüldüğünden, (REYHANLI) 2.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 14.02.2012 gün ve 2011/344, 2012/66 sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, TCK.’nun 165/1.maddesi uyarınca hükmolunan temel adli para cezasının beş güne indirilmesine, aynı Yasanın 21/2.maddesi uyarınca takdire göre yarı oranında indirim yapılarak, sanığın 2 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK.’nun 62.maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim ile sonuç olarak bir gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükme esas alınan gün sayısına göre, aynı Yasanın 52/2. maddesi uyarınca sanığın 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.