Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/24732 E. 2012/47512 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24732
KARAR NO : 2012/47512
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı … Ceza Kanunu’nun 492/6, 522 ve 523. maddeleri gereğince 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair BAĞCILAR 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2002 tarihli ve 2000/746 esas, 2002/462 sayılı kararını müteakip, sanığın talebi üzerine, 3682 sayılı Asli Sicil Kanunu’nun 8. ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 1. maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesine ilişkin Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2012 tarihli ve 2012/7 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/08/2012 gün ve 2012/12714/45441 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/08/2012 gün ve 2012/218574 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 … maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesinde sayılan suçlardan olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicilden silinmesi ve arşiv kaydından çıkartılması, karar tarihi itibarıyla, 5352 sayılı Yasanın Geçici 2. maddesinde düzenlenmiş, buna göre yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanların silinmesi mümkün olup, Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Aynı maddenin 2.fıkrasında arşive alınan kayıtlar yönünden, 3682 sayılı Kanunun 8 … maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarihin esas alınacağı, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır. 3682 sayılı Yasanın 8. maddesinde öngörülen süreler dolmuş veya ertelenmiş hükmün esasen vaki olmamış sayılması koşulları oluşmuş ise adlî sicil bilgilerinin arşivden silinmesine karar verilebilecektir. Ancak Anayasa’nın 76. maddesinde veya bazı özel yasalarda sayılan suç ve mahkûmiyetlerin adlî sicil arşivinden silinemeyecekleri kabul edilmiştir. Hırsızlık suçunun Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle bu suça ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicil arşivinden silinmesine yasal olanak bulunmayıp, Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili 20.01.2011 gün ve 2008/44, 2011/21 sayılı iptal hükmü de, 14.04.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (BAKIRKÖY) 16.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 24.02.2012 gün ve 2012/7 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.